Ressam İsmail Acar "çocukların yılda bir kerede olsa sosyal sorumluluk projelerinin içinde olmaları sağlanabilir" diyor...
- Nasıl bir çocukluk sizinki?
Bir köyde, çiftlikte doğanın içinde geçen bir çocukluk benimki. Balık tutan, kiraz ağaçlarının üzerinde dolaşan, çiftlik hayatı ile geçmiş bir çocukluk aslında.
- Görsel sanatlara ilginiz olduğunu ilk nasıl anladınız? Sizi o dönemde etkileyen sanatçılar oldu mu?
Görsel sanatlara ilgim olduğunu ortaokuldaki resim dersleri esnasında anladım. Bizim yaşadığımız köyde bir ressam vardı, Süleyman Bey diye, onun yaptığı resimler ve yazdığı yazılar çok ilgimi çekiyordu.
- Resme olan yeteneğinizi geliştirmek için neler yaptınız?
Özel birşey yaptığımı bilmiyorum, devamlı çiziyordum. Sanırım çok çalışmam ve çizmem benim bu gelişim sürecini hızlandırmama etken oldu.
- İlk serginiz ne zaman ve nerede oldu? Neler hissettiniz?
Niantaşı’nda, 1992 senesinde Zebra Sanat Galerisi’nde ilk sergimi açtım. Çok heyecan verici bir duyguydu. O zamanlarda kendimi çok önemsiyordum.
- Yaratıcılığınızı nasıl besliyorsunuz?
Çok araştırarak, çok izleyerek ve çok seyahat ederek.
- Çocuklar için geliştirdiginiz resim atölye çalışmaları hakkında bilgi alabilir miyiz? En çok hangi yaş grubu atölyeler ilgi görüyor?
Şu an Mohini’de bir çalışmamız var. Çocukların özgürlük duygularını ve kişiliklerini geliştirmeye yönelik. Hayalgücünün daha çok ön plana çıkartılmaya çalışıldığı bir ortam arzuluyoruz. 6-8, 8-12 yaş arası atölyeler ilgi görüyor.
- Çocuklarla çalışmak size neler kazandırıyor, öğretiyor?
Onların sınırsız hayal dünyası ile karşılaşmak beni çocukluk dönemlerime geri götürüyor.
- "Büyüyünce ressam olucam" diyen bir çocuğa bir kaç önerinizi sorsak?
Çok mutluluk duyarım. Bir çocuğun böyle bir karar vermesi beni çok mutlu eder. Tavsiyem, içinden geldiği gibi bol bol çizim yapması, insanların beklentilerine dönük değil de daha çok daha çok kendi hissetiği gibi yapması olacaktır.
- 2001 yılından itibaren tüm sergi gelirlerinin bir kısmını sosyal yardım amaçlı çalışan vakıf, dernek ve kuruluşlara bağışlıyorsunuz. Çocuklara sosyal surumluluk bilincini vermek adına biz yetişkinler neler yapabiliriz sizce?
Bence bütün çocukların ayda bir ya da yılda bir kere bu sosyal sorumluluk projelerinin içinde olmaları sağlanabilir. Bu bazen bir huzurevi dahi olabilir. O çocuğu yaşadığı dünyanın gerçekleriyle buluşturabilecek sosyal sorumluluk projelerinin herhangi birinde yer alması ya da bir parçası olması bir şekilde sağlanabilir. Belki bir konser, tiyatro ya da resim sergisi olabilir.
- İsmail Acar'in çocukluğunun favori kitabı? Çizgi kahramanı? TV show'u?
En favori kitabım Küçük Prens ve Parmak Çocuk. O zamanın çizgi kahramanı Conan. TV Show’ı olarak ise Şarlo’yu hatırlıyorum.
- Onu daha fazla tanımak isterseniz web sitesini inceleyebilirsiniz:
www.ismailacar.com.tr
Bu röportajın tüm hakları www.cocukvizyon.com'a aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.